ÜYE GİRİŞİ ÜYE OLMAK İÇİN ALTTAKİ LİNK İ TIKLA

PERŞEMBE

ORDU İLİ PERŞENBE İLÇESİ
PERŞENBE İLÇE TANITIM

PERŞEMBE RESİMLER
PERŞEMBE FOTOĞRAFLAR
PERŞEMBE MANZARALAR
PERŞEMBE GÖRÜNTÜLER
PERŞEMBE KUM
PERŞEMBE VİDEO
PERŞEMBE YEMEK
PERŞEMBE SPOR
PERŞEMBE DENİZ
PERŞEMBE DOĞA
PERŞEMBE KÜLTÜR
PERŞEMBE TARIM
PERŞEMBE TURİZİM
PERŞEMBE İKLİM
PERŞEMBE TARİH
PERŞEMBE EKONOMİ
PERŞEMBE EĞİTİM
PERŞEMBE SAĞLIK
PERŞEMBE
ORDU PERŞEMBE
Perşembe, Ordu ilinin bir ilçesidir. Eski adı "Vona" olan ilçe, vona yarım adasında yer alır.


PERŞEMBE İLÇE TARİH
PERŞEMBE’NİN TARİHİ

Ordu yöresi, Selçuklular tarafından sınır boylarına yerleştirilmiş Oğuzların bir kolu olan Çepniler tarafından Türkleştirilmiştir.
Selçuklu Devleti’nin yıkılması ve Moğol İlhanlı hâkimiyetinin de zayıflaması sonucunda bu bölgede BAYRAMOĞLU HACI EMİR İBRAHİM adlı bir Türkmen Beyi tarafından yeni bir beylik kurulmuştur.
XIV. asırda yöreyi fetheden Türkmen bölüklerinden her biri vadilerden birine yerleşmiş; Vona yarımadası üzerindeki küçük vadiler üzerine Niyabet-ı Satılmış (Perşembe) kurulmuştur.

Perşembe adı yeni olup eski tahrir defterlerinde Niyabet-i Satılmış-ı Bayram, Vilayet-i Satılmış ve Bayramlu, Niyabet-i Satılmış gibi adlarla anılır.

Satılmış (Perşembe) nahiyesinin merkezinin neresi olduğu tam olarak anlaşılmamaktadır. Nahiyenin en kalabalık köyü 1520’lerden sonra VONA adıyla anılmıştır.
PERŞEMBE’nin yıllara göre adları şöyledir.

1. 1455 Nahiye-i Satılmış-ı Bayram

2. 1485 Vilayet-i Satılmış ve Bayramlu

3. 1547 Nahiye-i Satılmış

4. 1613 Nahiye-i Satılmış

5. 1871 Perşembe Nahiyesi

6. 1928 Perşembe Nahiyesi

7. 1930–1945 Vona
8. 25 Haziran 1945 Perşembe İlçesi Merkez Bucağı

VONA İSMİ NEREDEN GELİYOR?

1485 tarihli Tahrir Defteri Prof.Dr.Bahaeddin YEDİYILDIZ ve Ünal ÜSTÜN tarafından Türkçeleştirilmiştir. (Ordu Yöresi Tarihinin Kaynakları Π.Türk Tarih Kurumu Yayınları 2002,sayfa 100,102) Bu eserde VİLAYET-İ SATILMIŞ VE BAYRAMLI’ nın köyleri sayılırken 39.sırada karye-i (V)ONA mea iskele, Tımar-ı Kasım V.Hazinedâr Yusuf Nısf-ı Malikâne mülk-i Hazret-i Davut Paşa ve Nısf-ı Âher Mustafa Çelebi B.Mehmed Çelebi Bâ-Berat-ı Padişâh-ı Âlem penâ.
Şimdiki halde Davut Paşa zikr olan mülkü koyub Rum-ili’nde gayrı mülk talep kılup mezkura Rumili’nde gayrı mülk sadaka olundu. Bu mülk, mezkûrun mülkünden hariç oldu fi’t-tarihi’l mezkur ba’dehû zikr olunan karyeden Davut Paşa tasarrufunda olan malikane Hatun Hazretlerinin Tokat’da olan imaretine vakf olduktan sonra gurre-i şevval sene semanû ve tis’in ve semanü mi’e tımara emr olundu kema merre ibaresi yer almaktadır.

Bu ibarelerden sonra köyde yaşayan ve vergi veren insanların adları sıralandıktan sonra çem’an 884 kişi bulunduğu yazılmıştır.
Görüldüğü gibi Perşembe’nin o dönemlerdeki ismi Satılmış olup, Vona veya İskele Satılmış’ın bir köyüdür. Verilen listede Vasil V.Papayani, Gebr ve Zemin-i Yanoş Dönek olmak üzere Gayri Müslim ismine rastlanmaktadır.


PERŞEMBE İSMİ NEREDEN GELİYOR?

Satılmış nahiyesinde pazar Perşembe günleri kurulduğu için pazar yerine Perşembe kullanılır olmuş. Eski Türk geleneğine göre her yerleşim yerini kuranın ismi verilmiştir. Perşembe’yi kuran kişinin ismi Satılmış olduğu için bu isim verilmiştir.
Perşembe, eski adı ile İSKELE, Ordu şehrine 13 km. uzaklıktadır. Samsun-Trabzon karayolu üzerinde, bir sahil kasabasıdır. 1945 yılına kadar bir bucak iken aynı yıl, Vona kasabasının bulunduğu yerde ″PERŞEMBE″ adıyla ″İLÇE″ yapılmış ve Vona adı kaldırılmıştır. Binlerce yıldan beri, karayel fırtınalarına kapalı doğal bir limana sahiptir. Karadeniz’e ticaret yapmak için; bu korunaklı kıyılara gelen gemiciler, Perşembe limanını bir uğrak ve barınak yeri haline getirmişlerdir.
PERŞEMBE İLÇE COĞRAFYA
COĞRAFYA

KONUMU:
Perşembe İlçesi, Ordu-Samsun karayolu üzerinde, tabii bir koy durumundadır. bir sahil kasabasıdır.
Kuzeyinde Karadeniz, doğusunda Ordu merkez ilçesi, batısında Fatsa, güneyinde Ulubey ilçesi bulunmaktadır. İlçe, Kordon Tepe adlı küçük, fakat oldukça dik bir tepenin eteğine kurulmuştur.
İlçenin Ordu merkezine uzaklığı 13 km.dir. yüz ölçümü ise 224 Km.2 olup, 37-37 ve 37-30 boylam, 40-53, 41-10 enlemleri üzerinde yer almaktadır.
Perşembe limanı, Doğu Karadeniz’in ikinci büyük ve tabii limanı durumundadır.Perşembenin en önemli yükseltisi 735 m. Rakımlı SAKARAT TEPESİ’dir. Bu yüksekliği ile Sakarat tepesi sahil şeridinin en yüksek tepelerinden biri olma özelliğine sahiptir.
ULAŞIMI:
Karadenizin eşsiz güzellikteki doğal liman kentlerinden biri olan Perşembe, Trabzon-Samsun sahil yolu üzerinde. Ordu il merkezine 13 km. Samsun havaalanı"na 140 km ve Trabzon havaalanına 190 km mesafededir. Orta ve Doğu Karadeniz den hareket eden bütün vasıtalar ilçemiz merkezinden geçmektedir. Ankara istikametine akşam saat 21:00, İstanbul istikametine ise akşam saat 19:00’da ilçemizden hareket eden yolcu otobüsleri mevcuttur.
Perşembe ile Ordu arasındaki karayolu 1945 Yılına kadar yoktu.Ulaşım deniz yolu ile yapılmaktaydı.
Vali Nafiz ERGİN ‘in Ordu Hatıralarında;
“1933 Senesinde ilk defa otomobille Ordu’dan Fatsa’ya gitme imkanı elde edilmiştir.Bu yoldan Ordu Fatsa arasındaki köyler geniş miktarda faydalanmışlar ve halen de faydalanmaktadırlar.
“Ordu’yu Fatsa ve Ünye üzerinden ve sahilden Samsun’a ve kışın kapanan Mesudiye yoluna muvazi olarak dereden bir yolla da sahile bağlamak istedik ve bu mevzuda çalıştık.Ordu Fatsa yolunu aştık.Tulu 45-50 kilometre olan bu yol kamilen köy kanununa tevfiken köylüler tarafından açılmıştır.Husisi idareden barut ve silindir gibi masraflar karşılığı olarak az para sarfedilmiştir.”denilmektedir.(Sıtkı ÇEBİ Ordu Hatıraları Sayfa 57)
1945 Yılında yapılan yol düzgün olmayınca 1953 yılında bugünkü yol yapılmıştır.Koç boynuzu denilen yol Vali Nafiz ERGİN Döneminde yapılan yoldur.Bugün Perşembe ,
 Bolaman Devlet Karayolu (Efirli,Kırlı) güzergahından Bolaman’a bağlanmıştır.Bu yolun üzerinde değişik isimler altında 5 adet tünel mevcut olup toplam 27 Km uzunluğundadır.Bu yol üzerinde bulunan Nefise AKÇELİK Tüneli 3780 Km.ile Türkiye’nin en uzun karayolu tüneli olma özelliğine sehiptir.Eski dönemlerde canlı olan deniz ulaşımı bu özelliğini kaybetmiştir.
3-İKLİMİ :
Tipik Karadeniz iklimidir. Yılın bütün aylarında yağış vardır. Yıllık yağış ortalaması 1153 mm dir. Yağışlı gün sayısı 127, karla örtülü gün sayısı 11 olup, en yüksek kar kalınlığı 85 cm dir. En yüksek hava sıcaklığı 34,7 0C ve en düşük sıcaklık , -7,2 0C ve ortalama sıcaklık 13,7 0C dir.
Yeşil bitki örtüsünün yoğunluğu ile bölgenin ayrıca nemli ve yağışlı olan havası arasında bir ilişki bulunmaktadır. Kış ayları normal yağışlı ve ılımandır. Yaz aylarında hava sıcaklığı 25-30 derece arasında değişmektedir..
Bitki örtüsü bakımından, devamlı şekilde çeşitli bitkilerle kaplıdır. En fazla olan bitki örtüsü fındıktır. Fındık bahçelerinde meyveler, korkuluklar bulunur.
Perşembe’de arazinin engebeli oluşuna karşı, köylerde oturanlar çevrelerindeki ekilebilir her karış toprağı sürüp, değerlendirmektedirler.
ARAZİ YAPISI:
İlçe topraklarının genel görünümü engebelidir. Bu alan içerisinde Kurşunçalı 1114 m, Sakarat 735 m, Çamarası 670 m, gibi yükseltiler bulunmaktadır. İlçemiz sınırları içerisinde çayır ve mera 8216 Orman ise sadece Selimiye ve Çamarası Köylerindeki Kurşunçalı mevkiinde bulunmaktadır.
Ramazan,Kurtuluş,Aziziye ve Çaytepe köylerinde maki türü çalılık alanlara; Yarlı, Çamarası,Hacılar,Sırakovancı,İmeçli,Tepeköy gibi köylerde ise sarı ve mor çiçek açan orman güllerine rastlanır.
Fazla yüksek olmayan tepeler derin ve dik vadilerle birbirinden ayrılmıştır. Tepeler kıyıya dik bir şekilde inerek zaten girintili çıkıntılı olan sahilde ufak koylar meydana getirmiştir.
Toprak derinliği 25cm ile 1 m. arasında değişmektedir. Arazinin eğimli olması fındıktan başka ürünler yetiştirmeyi sınırlamaktadır. Nispeten düz alanlarda mısır yetiştiriciliği ile küçük alanlarda sebze tarımı yapılmaktadır.
Perşembe topraklarında iki önemli kara çıkıntısı görülür. Bunlardan Kuzeyde uzun bir kara parçası olarak denize doğru uzanan Yason Burnu, diğeri ise derin ve dik bir Koy’un üzerindeki Çam Burnu’dur. Bu kara parçaları Perşembe limanını karayel rüzgârlarından korumaktadır.
AKARSULARI

İlçe toprakları oldukça engebeli bir durum arz etmektedir. Tepeler sahile dik olarak inerler ve kıyıda küçük koylar oluştururlar. Bu koylarda küçük kumsalların yer aldığı görülür. Bu toprak yapısıyla geniş akarsular yerine küçük dereler oluşmuş ve bu derelerin başlıcaları da Akcaova, Efirli, Kacalı, Kozağzı, Kurtuluş Dereleri olarak görünmektedir.Bunların daha küçükleri ise;Belicesu D,Medreseönü D,Okculu D,Asarcık D, Büyükağız D, Kavra D,Çaka D, Kurtuluş D,Hoynat D, Ördek D, Mersin D,Kışlaönü D, Topal D, gibi nispeten daha küçük derelerde bulunmaktadır.
PERŞEMBE İLÇE TURİZİM
TURİZM
TURİZME GENEL BİR BAKIŞ

Turizm,günümüzde bütün dünyada en hızlı gelişen sektör haline gelmiştir. Özellikle ulaşım ve iletişim teknolojisinin büyük bir hızla gelişmesi,insanların (gelişmiş ülkelerde) ekonomik durumlarının iyileşmesi,bu sektörün süratle gelişmesinin temel sebepleridir.
Teknolojinin yoğun ortamında yorgun düşen insanlar,dinlenmek ve başka yerleri,kültürleri,tabii ve tarihi unsurları görmek amacı ile,değişik ülkelere veya ülke içinde farklı yerlere gitmektedirler.
Turizm gelirlerinin, ekonomisine çok önemli katkılarda bulunduğu ülkelerde,kişi başına düşen gayri safi hasılanın emsaline göre daha fazla olduğu bilinmektedir.
Turizm,”dumansız sanayii”dir.
Hayat ve geçim standartları ile turizm arasında ayrıştırılamaz bir bağlantı söz konusudur. Bu nedenledir ki,sefalet ve kıtlık içinde olan ülkelerde,dıştan gelen,içten gidenlere oranla çok daha fazladır.
Ekonomik olarak geri olan ülkelerde,dış dünyadan gelen turist sayısının oldukça yüksek olması, bir tesadüf değildir.
Bir ülkenin turist çekebilmesi için,kendisine has tabii,tarihi ve kültürel değerlerinin,unsurlarının olması lazımdır. Bunlardan mahrum olan ülkelerin,turistik hareketliliğe sahne olması,kuşkusuz bir hayalden ibarettir.
Fakat,hemen her ülkede,diğerlerinde bulunmayan az ya da çok,böylesi farklı unsurlar,yerler,değerler olduğu da bilinmektedir.
En sıradan sanılan ülkelerde bi le durum böyledir.
Hatta,bir ülkede bile,birbirinden farklılık arz eden bölgeler ve mahaller mevcuttur. Böyle farklı yerlerin,unsurların bulunduğu ülkelerde,iç turizmde de ölçeği ne olursa olsun belirgin bir canlılık ve hareketlilik gözlenir.
Turizm, sadece bir seyahat değildir. Uluslar ve ülkeler arasında,ister istemez kültürel-ekonomik-sosyal iletişim ve ilişkiler,turizmin sayesinde devreye girer. Bu globalleşen dünyada,kaçınılmaz bir durumdur.
Yer yüzünde bir çok turistin gittikleri ülkelerde uzun süre kaldıkları ve hatta tamamen yerleşmeyi tercih ettikleri göz önüne alınırsa,farklı milliyete mensup insanların,turizm vesilesiyle bir arada yaşamaya başladıkları görülebilir. Yine gezmek,görmek amacı ile ülke ülke dolaşmalarda,farklı etnikten olanların evlendikleri de,sıkça yaşanan olaylardandır. Bir ölçüye kadar turizmin,dünya barışına katkıda bulunduğu söylenebilir. Çünkü,insanlar birbirlerini tanıdıkça,daha hoş görülü olabilmektedir.
Öyle görünüyor ki,turistik canlılık giderek net bir yükseliş kaydetmektedir. Yapılan araştırmalar,bu artışın her yıl değişken de olsa devam ettiğini göstermektedir.
Turizm,bir bilinçlenme meselesidir. Parası olup da seyahat nedir bilmeyen insanlardaki eksiklik,işte budur. Bu nedenle,gezi kültürünün yükselmesine paralel olarak,bütün dünyada turizm, yıldızı en çok yükselen bir sektör olarak dikkati çekmektedir.

DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ VE İLİMİZDE TURİZM

Şurası bir gerçektir ki,Doğu Karadeniz bölgesi (ve ilimizde ) turizm sektörü,henüz emekleme dönemini yaşamaktadır. 1990 yılında Sarp sınır kapısının açılması ile biraz canlanan yöre turizminin gelecek vad ettiğini görmekteyiz.
Yöremiz,az hasar gören doğal yapısı,ilginç sosyal yapısı ve farklı kültürel dokusu ile,ülkemizin en önemli turistik coğrafyalarındandır. Bilhassa yayla ve orman turizmi bağlamında,bölgemiz ve ilimiz,çok önemli potansiyele sahiptir. Kaçkar (Artvin),Zigana 
(Gümüşhane),Ayder (Rize),Hıdırnebi( Trabzon) Kümbet (Giresun) ve Çambaşı (Ordu) yaylaları,ülkemizin en meşhur yaylaları olarak kabul edilmektedir.
Çambaşı Yayla arazisi,genişlik ve oba sayısı bakımından,birinci sıradadır. Ayrıca, dünyada gazete çıkarılan tek yayladır. (1885,1903).
Yaylalarımız başta olmak üzere tüm doğal mekanlarımızı ve güzelliklerimizi korumak,hayati derecede önemlidir. Yeşil turizm,denilince akla doğa gelir. Öyle ise,bu turizmi geliştirmek için,koruma bilinci en önemli aşamadır. Bu olmadan,başka turistik gelişmelerin olması mümkün görülmemektedir.
Doğu Karadeniz Bölgesi,akarsuları itibarı ile de zengindir. Bunlardan Çoruh nehri( Artvin),Fırtına Vadisi(Rize) en önemlileridir. İlimizde de en büyük ve debisi en yüksek akarsuyumuz Melet Çayıdır. Bolaman Vadisi,ikincidir. Her iki akarsuyumuzda değişik etkinlik ve sporlar yapılmaktadır.
Bölgemize ve ilimize gelen yabancı turistler,doğamıza hayran kalmaktadırlar. Onların istediği şey,tabii dokunun bozulmaması şeklindedir. Kabul etmek gerekir ki,özellikle Avrupa kökenli turistler,çevre bilinci olarak,çok duyarlıdırlar. Bizde gördükleri yabanıl ve natural güzelliklerin,aslında bütün insanlığın ortak malı olduğunu ifade etmektedirler.
Yapılan bir araştırmaya göre,bölgemize gelen Fransız,Alman ve İngiliz turistler,en fazla,bozulmamış olan doğamıza hayran kalmaktadırlar. Farklı bitki örtüsü,ise onları etkileyen diğer bir potansiyelimizdir. (4)
Bölgemizin coğrafyası, yani bitki örtüsü,orman yapısı olarak,golf,tırmanıcılık,çim kayağı,rafting,kamping,balık avcılığı gibi bir çok doğa-içi spor için çok uygundur. Bu alanlarda bilimsel rapor ve projeler hazırlanarak vakit geçirilmeden turizmin emrine sunulmalıdır.
Kaya tırmanışı,çok özel,zor ve fakat pahalı bir spordur. Ordu ilinde,bir çok noktada,tırmanış yapılabilecek özellikleri taşıyan kayatik oluşum ve kütleler mevcuttur. Bunlarla ilgili,şimdiye kadar her hangi bir çalışma yapılmamıştır.
Yukarıda da değinildiği üzere,doğa turizmi adına,ilimizde korurken-kullanma-kullanırken-koruma eksenli bir çalışma yapılmalıdır. Aksi halde,turizm derken,dünyaya sunacağımız bu güzel unsurlarımızı,bir anda kaybetmek gibi vahim bir tehlike, her an akılda tutulmalıdır. Dünyada doğal bilinç gelişiyor. Bu amaçla,BM. başta,bir çok kurum ve kuruluş,uzun vadeli çalışmalar yapıyor. Bölgemiz ve ilimizde de buna paralel faaliyetlere hemen başlanmalıdır diye düşünüyoruz.

4-Doğu Karadeniz Turizmi (Turizm Bakanlığı Yayını-1992)

PERŞEMBE’DE TURİZM

Merkez ilçe ile beraber 19 ilçemiz vardır. Bunların içinde,Perşembe,hakikaten çok özel bir konuma sahip bulunuyor. Çünkü,bu şirin ilçemiz,hem deniz hem de doğa unsurlarını barındırmaktadır.
Peki,Perşembe,Türkiye turizmi bazında,istenen düzeyde midir? Buna,olumlu cevap veremiyoruz. Bu durum,ilimiz ve hatta bölgemiz için bir ölçüde doğrudur. Oysa,Perşembe,şirinliği,sükuneti,otantik dokusu ile,çoktan belli bir seviyeye getirilmiş olmalıydı. Bu güne kadar,bu yapılmadı. Öyle ise kara kara düşünecek miyiz? Elbette,bu pessimist bakış,doğru değildir.
Çok uzun bir mazisi olan Perşembe(Vona),ne yazık ki,tarihi doku ve unsurları bakımından zengin değildir. Bu olumsuzluğun,belki en başta gelen sebebi,koruma bilincimizin çok zayıf olmasıdır. Cenevizlilerden beri bilinen Perşembe ilçemizde,tarihsel süreç içinde bir çok yapının olmaması düşünülemez. Fakat,iklimin nemli ve yağışlı olması(kullanılan malzemenin ahşap olması nedeniyle, nem ve yağışa dayanamaması) ve bir de kullanmadaki duyarsızlık buna eklenince,ortaya işte böyle bir manzara çıkıyor.

1455 tarihli Osmanlı Arazi Kayıt Defteri’ne göre,o zamanlar Satılmış Nahiyesi olarak İdari teşkilatta yeri olan bu günkü Perşembe,tabii bir limana sahip olması nedeni ile de ayrı bir değere sahiptir.
1900’lü yılların başlarındaki fotoğraflara baktığımızda Perşembe konak ve evleriyle cidden çok otantik olarak görülüyor. Bunlar,korunsaydı,bu gün,Perşembe için başka bir gelir kaynağına ihtiyaç kalmayacaktı. Sırf turizm,bu güzel ilçemize yetecekti.
Zengin ve büyük bir çeşitlilik gösteren unsurları ile Perşembe,yakın gelecekte,turizmdeki payını alacaktır. Çalışmalardan,bunu anlamaktayız.
Bir kere,Perşembe,kıyıları itibarı ile,bütün Karadeniz sahilinin en otantik,en görkemli ve en büyüleyici manzaralarına,oluşumlarına sahip bulunuyor. Kıyı ve deniz turizmi bölümünde bu konu ayrıca işlenecektir.
Öte yandan,Perşembe coğrafyasında,çok sayıda şelale,akarsu,orman ve ilginç tepeler mevcuttur. Bunlardan da ilgili bölümde söz edilecektir.
Perşembe,yöresel yemekler bağlamında da ayrıcalıklı bir yeri olan ilçemizdir. Meyve ve sebze türlerinin zengin olması,yöresel yemeklerin çeşitli olmasının nedenidir.
Her ne kadar,geleneksel el sanatlarının bir kısmı unutulmuş veya terk edilmiş olsa bile,Perşembe,bu manada da günümüze çok şey katmaktadır. İlçenin değişik köylerinde ve ilçe merkezinde az sayıda insan,geleneksel el sanatlarımızı yaşatmak için yoğun mücadele vermektedirler.
Osmanlı döneminde,Perşembe’de bir çok han,hamam ve küçük bir çarşının olduğunu Evliya Çelebi’nin eserinden anlıyoruz. (Bkz. Tarihten Günümüze Perşembe,Sıtkı Çebi).
Kısaca,Perşembe,birbirinden değişik unsurları ve tarihi ile, İl turizmimiz bazında çok önemli bir coğrafya olarak dikkati çeker.

a-TARİH TURİZM
Tarihi olarak en az 3 bin yıllık bir geçmişi olan Perşembe’de, günümüze kalan pek az eser ve mekan kalabilmiştir.
Evliya Çelebi( 17.y.y.) Perşembe’den (Vona) şu şekilde bahseder:
“........(Fatsa’dan) kalkarak,İstefani Burnu denen mahalle geldik. (Yasonburnu).Deryaa doğru on mil çıkmış sivri bir burundur. Dağlarında mamur Rum(Evliya Çelebi’nin rum dediği hıristiyan rumlar değil,İç Anadolu’dan gelen Türklerdir. Çünkü o zamanlarda buralara Roma diyarı denilirdi. Sıtkı Çebi) köyleri vardır. Bunlar da Canik toprağında mahsuldar köylerdir. Bu burnu geçip şimal (kuzey) tarafından Vona Kalesi’ne geldik.
Vona,Ceneviz Frenklerini binasıdır. Canik Sancağı hükmünde Subaşılıktır. Kalesi,deniz kenarında eski yuvarlak bir kaledir. Dizdarı (kale komutanı) ve neferleri (askerleri) vardır. Ama cephanesi,ol kadar iyi değildir. Camileri,hanı,hamamı,çarşısı vardır.
Burası,güzel,demir tutar,büyük bir limandır. Gemilerin demir bırakmadan yatması mümkündür.” (5)(1955 yılında Ordu iline bağlı bir kaza yapılan Perşembe’nin tarihi ile ilgili bölümde geniş bilgi olduğundan bu bahsi geçiyoruz.)
Perşembe’de bulunan ve turistik değer taşıyan tarihi mekan ve unsurlar şöyledir:

MEDRESEÖNÜ AFIRLI CAMİİ:
İlçenin iki beldesinden biri olan Medreseönü Afırlı Mahallesinde bulunan bu tarihi cami,tamamen ahşaptandır. Hiç restorasyon görmediğinden mimari olarak,önemlidir. Sahile 5 km. uzaklıktadır.

DOĞANLI HASAN EFENDİ TÜRBESİ:
Yörede evliya olarak kabul edilen Müderris Molla Hasan Efendi adına yaptırılmış olan türbenin Osmanlıca kitabesi vardır. Doğanlı Mezarlığının içinde bulunan türbenin estetik bir yapısı yoktur.

YASONBURNU YARIMADASI:
Bu şirin yarımada,Perşembe ilçe merkezine 15,il merkezine 28 km. mesafede Çaytepe Köyü sınırları içindedir. İnce ve sivri burunun kıyıdan itibaren uç noktaya olan mesafesi,yaklaşık olarak 500 metredir.
Burunun doğu kıyısı,baştan sona,istiridye ve midye kabukları ile çok süslü bir görünümdedir.
Burunun üzerinde 1869 tarihli bir Rum kilisesi mevcuttur.
Ayrıca,burada,üç bin sene öncesinden kalma balık havuzları mevcuttur.
Yine burada,2400 yıl öncesine ait,iskele taban ayakları,değirmentaşı şeklinde yapılmış iskele tabanları mevcuttur.
HOYNAT ADASI:
İlçenin en önemli tarihi ve unsurlarından biridir. Ramazan Köyü sınırları içindedir. Hoyat tünelinin hemen yanındadır. Tarihi çok eski zamanlara kadar iner. Eski gemiciler burayı,bir çeşit depo ve sığınak olarak kullanmışlardır. Üzerinde hala küçük sur kalıntıları bulunur.Tünelin bulunduğu burun Ortakaradeniz yöresinin en güzel yeridir.Ada martı ve karabatakların üzerinde yaşadığı kuş cennetidir.

ANAÇ TARİHİ CAMİİ:
İlçenin 4 km. kadar güney-batısında,Sarayköyü sapağında bulunan camiinin artık bir harabe durumundadır.
10-15 yıl önce onarılacak durumda iken,ilgisizlik nedeniyle,tamamen çökmüştür.
Bir zamanlar burada dört köy halkı cuma namazı kılarmış.
Tarih ve kültür turizmi açısından maalesef pek bir şey ifade etmemektedir.


SOĞUKPINAR MEZARLIĞIVE TARİHİ CAMİİ:

Eskiden Aladere olarak bilinen bu köydeki mezarlık ve camiinin y150-200 yıllık bir geçmişi vardır.
Camii,tamamen taş malzeme kullanılarak yapılmıştır.
Mezarlık ise,çok büyük olup,kitabeli kabir taşları bulunur.
İlçenin en uzak köylerinden olan Soğukpınar,bu mezarlık ve camisi ile,eski mabet ve mezarlık görmek isteyenler için önerilebilir.
İlçenin bazı köylerinde küçük ve önemsiz bazı tarihi yapılar,hala varlığını sürdürmektedir.
EFİRLİ CAMİİ VE MEZARLIĞI:
İlçenin Efirli Köyü,sahil kesimindedir. Camiinin kitabesi mevcuttur. 150 senelik bir geçmişi vardır.
Mezarlıkta birbirinden farklı ve estetik mezar taşları ve kitabeler bulunur. Kültür Bakanlığı’na kayıtlı Türk Aile Mezarlığıdır.
Mezarlıktan,bu yörenin çok önemli bir yerleşme yeri olduğu anlaşılmaktadır. Burada,II. Mahmut’tan korkarak gelmiş olan Yeniçeri askerlerinin de mezarları vardır.
Tek şerefeli minaresi olan camiinin içi az-çok restore edilmiş olup mihrab ve iç kapı orjinaldir.
Esseyyid Hacım İbrahim Ağa gibi önemli şahsiyetlerin mezarları da buradadır.
D.S.İ. binasının hemen yanı başında olan bu mezarlığın yerli turistler açısından gezilebilecek bir yer olduğunu belirtebiliriz.

b-DENİZ VE KIYI TURİZMİ:
Perşembe’nin kıyı boyu, 40 km.dir. Efirli’de başlayıp Belicesu’da biter. Fakat,hemen belirtmeliyiz ki,bu kıyılar,koyları,su altı mağaraları,hemen kıyı boyunca yükselen ilginç kayatik oluşumları,kumsalları,doğal manzarası bakımından müstesna bir konum arz eder. Bu kıyılar,tekne turizmi ve çeşitli su altı ve su üstü sporları için gayet elverişlidir.
Bu kıyılarda bazı noktalar son derece turistik kimliktedir. Şimdi bunları teker teker ele alalım:
BELİCESU:
İlçenin en batı noktasındadır. Çok görkemli bir kıyıya sahip olan Belicesu’ya yukarıdan bakmanın keyfini tarif etmek mümkün değildir. Sanki bir seher rüyasını andırır. En doğrusu,bu güzelliği bizzat yaşamak için,buraya gelmektir

MEDRESEÖNÜ:
Bir tatil beldesidir. Çok ilginç kıyıları vardır. Belde içinde,Gebeşoğlu Turistik Tesisleri ve oteli bulunur.
Yalı mevkii,oldukça görkemli bir manzara arz eder.
Beldede ayrıca üç adet kamyoncular için hizmet veren lokanta mevcuttur.
Karga Tepesi,muhteşem bir temaşa zirvesidir. Buradan, Medreseönü,Yalıköy,Bolaman ve Fatsa sahillerinin görünümü bir başkadır.
Medreseönü halkı,turistik bilince sahiptir.
Uzunsaçlı’nın Yeri,bütün Türkiye’de meşhurdur.

BÜYÜKAĞIZ:
İlçenin 21 km. kadar batısındadır. Burası eskiden beri bir yerleşim yeridir. Güzel bir manzarası vardır. Asude bir tatil beldesi olarak değerlendirilmelidir. Yeterli sayıda ve kalitede yeme-içme ve dinlenme mekanı yoktur. Bunlar yapıldığı takdirde,Büyükağız, bir turizm alanı olarak ilgi görecektir.
YALANCIYASON:
Yasonburnu’nun 1 km,kadar batısındadır. Denize doğru hafifçe sokulan pek hoş manzaralı bir yerdir. Fakat,buranın güzelliği ve farkı,henüz anlaşılmamış durumdadır. Mesela,burada çadır kampı yapılabilir.
YASONBURNU FENERİ
14.11.1964 Yılında hizmete açılmıştır. Denizden yüksekliği 11 m.,çakar sistemlidir.Elektirik- akülü sistemli olup, 41 08 30 Kuzey, 37 41 06 Doğu ……………arasındadır.

YASON BURNU TURİZM MERKEZİ:
Tarih kısmında da belirtildiği gibi,ilçenin 15 km.kadar batısında,Çaytepe köyündedir. Burası 1.Derece Arkeolojik,2.derece doğal sit alanıdır. Oldukça özelliklidir. Ordu ve ilçe turizminin atar damarlarından biridir. Doğal güzelliği,tarif edilemez. Yaz aylarında 20 gün,güneşin doğuşu ve batışı,çıplak gözlene izlenebilir. Burundan,etraftaki manzarayı seyretmenin tadına doyulamaz.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ait olan bu şirin ve hayranlık verici yarımada üzerinde tarihi bir kilise vardır ki,1869 yılında,yörede yaşayan Rumlar tarafından yapılmıştır. Daha önceki zamanlarda,buruna yakın bir noktada eski bir kilisenin varlığından söz edilmektedir.
Ancak,her hangi bir buluntu yoktur.
Bu kilise mimari olarak gerçekten önemlidir. Yabancı turistler (özellikle hıristiyanlar)için,görülmesi lazım gelen önemli bir mabettir. İnanç ve kültür turizmi açısından burası,ayrı bir öneme sahiptir.
Yarımadanın doğu kıyısı bir uçtan diğer uca tamamen,istiridye ve midye kabukları ile sanki bezenmiştir. Bu manzaraya bir tek burada tesadüf edilir. Yarımadanın bir başka özelliği ise,deniz tarafında Karadeniz sahili boyunca, üzerinde kilise bulunan tek yarımada olmasıdır. Bir yıl öncesine kadar kilise,defineciler tarafından büyük oranda tahrip edilmiş durumda idi. Ancak,Valimiz sayın Kemal YAZICIOĞLU,buraya çok büyük bir öncelik verdi. Valiliğin mütevazı imkanları ile,bu kilise 2004 yılı mayısından itibaren onarım için çalışma başlatıldı. Kısa sayılabilecek bir zamanda,kilise,yeniden eski haline getirildi.
TEDAŞ tarafından yer altı kablo sistemiyle ışıklandırıldı.
Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü,anayoldan itibaren olan stabilize yolu,asfaltladı.
Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü ise,bütün bu çalışmaları koordine etti.
Yarımadada üç bin yıllık balık havuzları bulunmaktadır. Bu havuzları görmek için çok sayıda yerli ve yabancı turist,buraya gelmektedir..
Yine Valiliğimiz imkanları ile buranın çevre düzenlemesi yapılmaktadır. En geç Temmuz 2005’de tam olarak hizmete açılacaktır.
Kilise çevresinde bulunan 4754 m2 lik alanın kamulaştırma işlemleri Valilikçe yürütülmektedir.
Yarımadanın bir başka özelliği daha vardır:
Dünyaca ünlü Argonot yahut Altınpost Efsanesi’nin geçtiği yer işte burasıdır. Bu efsaneyi tasvir eden iki adet rölyef,Sayın Valimizin öncülüğünde mimar Emin Öztürk tarafından yapılmış olup,yarımadaya çok antik bir görüntü vermektedir.

Yasonburnu yarımadası tarihi ve doğal olarak bir cazibe merkezidir. Henüz bir düzenleme ve restorasyon yokken bile,binlerce yerli ve yabancı turist,mutlaka burayı ziyaret etmekteyken,onarım ve çevre düzenlemesi bittikten sonra,bu sayının birkaç misli artacağına şüphe olamaz.
Karadeniz otoyulunun,sahilden (Bolaman-Perşembe kesiminin) arkaya alınmasından sonra,burası,turistik olarak çok büyük bir hareketlilik kazanacaktır. Çünkü gürültüden ve ağıır taşıtlardan kurtulmuş olacaktır.

ÇAKA KUMSALI:
İlçenin en natural köşelerinden olan Çaka Kumsalı,Hoynat adası yakınındadır. Ekolojik kirlilikten uzak kaldığı için,önemi büyüktür. Kumsalın uzunluğu 1300 m.dir. Kumu ince ve beyazdır. Suyu,yapılan analizlerden de anlaşılmıştır ki,tertemizdir. Bu kumsalın,mavi bayraklı olarak turizme açılması için,Ordu Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Perşembe Kaymakamlığınca başlatılan proje hazırlama çalışmaları devam etmektedir. Bu projenin hayata tatbikinden sonra,Çaka Kumsalı,uluslar arası bir standarda kavuşturulmuş olacaktır.
Kumsal üzerinde bulunan bazı yapıların ya modern turizm anlayışına göre, restore edilmesi,yahut tamamen kaldırılması da kaçınılmaz gözükmektedir. Çünkü,başka türlü,buradan istenen turistik canlanma beklenmemelidir.
Bununla birlikte,bir şahıs tarafından, bu kumsal üzerinde modern tesis ve unsurlar yapma çalışmaları devam etmektedir.

MERSİN KÖYÜ BALIKÇI BARINAĞI:
Burası çok güzel bir koydur. Manzarası hoştur. Gelip geçenler,hayranlıklarını gizlemezler. İsteyenler,burada motor ve teknelerle denize açılabilir veya kıyı boyunca gezi yapabilirler.
Öte yandan,Mersin köyü insanı,(elbette tümOrdulular)cana çok yakındır,turistlere karşı,gayet güler yüzlü ve sıcak davranırlar.
ÇAM BURNU:
125 Yıldır gemilere yol gösteren ilçemizin Çamburnu Feneri, 1880 yılında Fransızların Osmanlı Devletine olan borcuna karşılık Fransızlar tarafından yapılmıştır.Denizden Yüksekliğ 39 m., Çakar sistemli, Elektirik akülü, 41 derece 07 dakika 55 saniye kuzey enlemi ile , 37 derece 48 dakika 18 sahiye doğu meridyenleri.arasında bulunmaktadır.
1880 Yılından bu yana fener hizmeti KOÇ ailesi tarafından verimliktedir.


ÇEŞMEÖNÜ:
İlçenin batı tarafında olan bu güzel mekan,turistik bir değer ifade eder. Bir akşam çayı içmek için,burada mola verenler,pişman olmayacaklar,tam aksine memnun ayrılacaklardır.
Yalnız burada,yeterli dinlenme,yeme-içme mekanları mevcut değildir. Acilen yapılması,turizm sektörü adına ve ilçenin gelişmesi için zorunluluk kabul edilmelidir.

KIŞLAÖNÜ:
İlçe merkezindedir. Çok güzel bir manzarası vardır. Hele,deniz tarafından seyri,bir başkadır. Yine buradan da motor veya teknelerle gezi yapılabilir,Perşembe kıyılarının tadı
çıkarılabilir. Bir kere daha belirtilmelidir ki,Perşembe kıyılarının panoramik manzarası,hakikaten görülmeye değer.
Denizden hafifçe yükselen fındık bahçeleri ile dalgalı arazi görünümünü temaşa için,biraz açılmak en iyisidir.


AKTAŞ PLAJI:
İlçe merkezine 1 km.dir. Otel Vona’nın batısındadır. Ayrıca Tünelin üstünde,zarif bir motel bulunur. Fen Edebiyat Fakültesinin hemen alt tarafında bulunan plaj,küçük ama,yaz aylarında özellikle de hafta sonlarında oldukça canlı ve hareketli olur.. Öte yandan,her yıl,20 mayıs gününde burada “Aktaş şenlikleri” adı altında etkinlikler tertip edilir. Bunun adı: YEDİ MAYIS GÜNÜ’dür. Binlerce Ordulu ve Perşembeli bu şenliğe katılır. Motorlarla binlerce insan Acısu’ya kadar gider gelir.

EFİRLİ PLAJI:
İlçenin doğusunda,Ordu İl sınırında bulunan Efirli Plajı,uzun yıllardır önemli tatil yerlerindendir. Kamuya ait tatil kamp yerleri ile de bilinen Efirli Plajında yaz aylarında müzik,eğlence ve yeme-içme mekanları da hizmet vermektedir.
Yabancı turistlerden çok yerli turistlerin uğrak yeri olan Efirli Plajı,ilimiz ve Perşembe adına önemli bir cazibe yeridir.
Akasya ağaçları buraya doğal ve farklı bir panorama verir.
Plaj,gözetleme kulesi,can kurtaran ve atlama iskelesi gibi unsurları ile de hizmet vermektedir.

C)DOĞA TURİZMİ:
Perşembe İlçemizin turizm coğrafyası oldukça zengindir,ilginçtir. Yeterli tanıtım yapıldığı takdirde buralar birer turizm merkezi olacaktır.
Şimdi bunları kısaca tanıtalım:
BOĞAZCIK(BAHÇEKÖY) MAĞARASI:
İlçenin Boğazcık Köyü Bahçeköy Mahallesinde olan Boğazcık Mağarası,mağara turizmi adına önemli bir turistik unsur olarak ilgi çekmektedir.
Çaka mevkiine sadece 2 km. kadar bir uzaklıkta olan Boğazcık Mağarası, 300 m. derinliktedir. Aşağıdan yukarıya doğru bir çizgi takip eder.
Giriş kısmı, son derece geniştir.
Bir kaç metre aşağıya inildiğinde 50 kişinin rahatça oturabileceği bir hol mevcuttur.
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü burayı turizme açmak için çalışmalar yapmaktadır. K.T.Ü. mağara ekibi,mağaranın projesini hazırlamış bulunmaktadır.Projeye göre,girişteki geniş alan,Kafe Mağara olarak değerlendirilecektir.
Ordu yöresinde bir çok mağara vardır. Ama,bu mağara,sahile çok yakındır. Tıpkı Ünye-Yazkonağı Mağarası gibi turizme açıldığı takdirde,ulaşım kolaylığı sebebiyle binlerce turistin ziyaret etmeden geçmeyeceği yer olacaktır.
Mağaraya ulaşmak için 500 m.lik patika yolu yürümek gerekir. Mağara içinde pek genç sayılabilecek sarkıt ve dikitler,oldukça ilgi çekicidir. Bir noktadan sonra ileriye yürümek hem tehlikeli,hem zordur.
Fındık bahçesi içinde olan mağara,Perşembe turizmine çok şey katacak özelliktedir.
Bu arada şunu da söylemekte yarar var:
Perşembe coğrafyası,mağara oluşumu için son derece elverişlidir. Bu nedenle ciddi bir araştırma yapılırsa,ilginç mağara ve başka doğal unsurlara tesadüf edilebilir.
Ama,burada bir nokta daha var:
Hemen her ilçemizde olduğu gibi bu ilçemizde de tabela yerleştirme kültürü gelişmemiş. Oysa,Çaka mevkiine “Boğazcık Mağarası” tabelası çoktan konulmuş olmalıydı. Daha önce,(Ekim 2004)İlçe Kaymakamı sayın Uğur Turan ve İl Kültür ve Turizm müdürü Muzaffer Günay,bütün muhtarlarla birlikte bir toplantı yaparak tabela asmanın önemini anlatan birer konuşma yapmışlarsa da,bunun pratikte hiçbir karşılığı olmamıştır.
Görüldüğü gibi;topyekün bir turizm bilinçlenmesine ihtiyaç var. Bu sağlanmadan turizmden söz etmenin fazla bir yararı da yoktur.
Yön ve işaret levhalarının önemli olduğunu bile kavramadan, turizm diye yola çıkmanın verimli olacağını sanmak,biraz hayalci olmaktır.

KURŞUNÇAL ORMANLARI VE ŞELALESİ:

İlçenin Selimiye köyü sınırları içinde ve çok büyük bir alanı kapsayan Kurşunçal Ormanlarının arasında bulunan Kurşunçal Şelalesi,ilimizin en önemli şelalelerindendir. Bir kısmı biraz yatay durumda, şelalenin toplam yüksekliği, 100 m.kadar. Eğer tamamı dikey ve suyu da bol olsaydı,her bakımdan muhteşem olurdu.
Kurşunçal Ormanlarını hemen bütün Ordulular bilir. Burası,Orman turizmi için başlı başına bir potansiyeldir. Kamp,treking (Doğa yürüyüşü) ve diğer doğa sporları yapılabilir.
İlçe merkezinin 25 km. batı tarafında bulunan Kurşunçal ormanları ve Şelalesi,ilçenin en önemli doğal potansiyellerinden (destinasyon) biridir.Selimiyede alabalık üretme çiftliği bulunmaktadır.
Hemen diğer unsurlar gibi bu muhteşem doğal köşemiz(destinasyon) de acilen tanıtımı çoktan hak etmiş. Bunun için yazılı ve görsel her tür yöntem kullanılmalıdır.
Aynı şekilde Hacılar köyünde bulunan ve bir hayli yüksek olan şelaleyi de burada belirtelim.
İlçede birkaç tane akarsu vardır. Bunlardan bazıları, Akçaova ,Efirli, Şenyurt, Kacalı akarsularıdır.Buraları turizm alanı haline getirmek için gerekli çalışmalara başlanmasında yarar olduğu açıktır.
Ayrıca Ramazan köyündeki Mertek mevkii de denize nazır olup,muhteşem bir temaşa noktasıdır.
Sakarat Tepesi de ilçenin çok mühim turistik mevkisi olarak belirtilmelidir. Ayrıca burada,bir kaç bin yıl öncesinden kalan ateşgedeler de bulunmaktadır.
Şenyurt köyünde benekli alabalık bulunmaktadır.

D-KÜLTÜR TURİZMİ:
Yörede tarihsel manada,mimari özelliği olan çok az yapı vardır. Bunların en önemlisi,herhalde,Efirli’de bulunan Eski Bayındırlık Bakanı merhum Arif Hikmet’in Onat’ın konağıdır.
Çamarası köyünde bulunan tarihi değirmen ile üstü kapalı ahşap asma köprü,yerel bir unsur olarak anılmalıdır.
Geleneksel el sanatlarında Perşembe,önemli bir yöremizdir. Birkaç köyde,el’an değişik el sanatı ile geçimini temin edenler bulunmaktadır.
Örnek olarak,İlçe’ye bağlı Medreseönü Beldesi Köse mahallesinde ikamet eden Abdullah Ay,bunlardan biridir. Bu kişi,özenle yaptığı kemençeleri ile el sanatlarımıza büyük katkıda bulunmaktadır. 75 yaşını geçen Abdullah Ay,hala işini devam ettirmektedir. Fakat belirtmeden geçemeyeceğiz ki,yeterli satış yapamadığı için artık bırakmak üzere sanatını. Üstelik,gelecek görmediğinden,çırak da yetiştirmemiş. Ne kadar da acı verici bir durum. Bu gibi mahir ustalarımıza karşı vefasızlığımızın bedelini,el sanatlarımızı kaybederek ödüyoruz.

Oysa,bu sanatlara ve ustalara sahip çıkmak,önce devletin ve tabii toplumun temel görevi olmalıdır. Çin mallarının ucuz olduğu için ortalığı doldurduğu günümüzde,orijinal ürünler yapan bu ustaları,neden sahiplenmediğimizin cevabı,turizmimizin de neden gelişmediğinin cevabıdır.
Yabancı turistler,bizdeki bu el sanatlarına çok büyük ilgi göstermektedirler. Bir çoğu,parasını vererek satın almaktadır. Turizm adına,bu büyük imkanı artık değerlendirmeliyiz.
İlçe merkezinde her türlü müzik aletini özgün bir şekilde yapan Lütfi Alkan ustamız da bu kıymetli insanlarımızdan biridir. Küçük atölyesinde,yıllardan beri zanaatını sürdürmektedir. Saz,bağlama,ud,keman,kanun gibi eserler üreten Lütfi usta ve Saray köyünde yaşayan Calal KAYA taş oymacılığının son temsilcilerinden dirir. Mutlaka destek verilmelidir. Yoksa,duyarsızlık devam ederse,bu gibi ustalarımız bu işlerden ellerini-eteklerini çekeceklerdir.

Daha başka ustalar da var. Fakat,bu iki örnek yeterlidir diye düşünüyoruz.
Geleneksel sanatların,kültür turizmindeki önemini kafi derecede idrak ettiğimizi ifade etmek ne yazık ki mümkün değil. Kültür turizminin genel turizmdeki yeri ve önemi ise zaten tartışılamaz.
Perşembe halkı,turizmden gelir etmek istiyorsa,bu ürünleri üretir,Yason burnu başta olmak üzere, bütün kıyı boyunca satışa sunabilir. Fakat,bugüne kadar bu yönteme hiç başvurulmadığı da bir realitedir. Yöre insanı,henüz işin başında. Fakat,azimli olunca, sonra,bir gün,yüksek miktarda döviz girdisi ile ekonomimizin canlılık kazanacağına inanmalıyız.
Perşembe İlçesi şenlikleri ile de ünlüdür. Bu bir kültür zenginliğidir. Bilhassa Perşembe Belediyesinin yıllardan beri çeşitli zamanlarda ve çeşitli vesilelerle düzenlediği ulusal çaptaki etkinlik,festival ve organizasyonlar,yörenin kültürel bir olarak ne denli hareketli ve verimli olduğu göstermektedir.
Ayrıca,Ortatepe köyünde her yıl yapılan Çilek Festivali de önemlidir.
Keza, Perşembe türküleri,manileri,bilmeceleri,dua ve bedduaları da kültür haritasının değişik kodları ve renkleridir.
Sonra düğünleri de başkadır Perşembe’nin. İnsanı pek sever oynamayı. Bunu da kültür turizmi için değerlendirmeliyiz. Yabancılara hitap eden bir Perşembe düğünü,ne kadar da etkili olur,şöyle bir düşünelim.
Dini bayramlardaki bazı farklılıklarda bir kültürel renktir. Örneğin,Perşembe Doğanlı Köyü mezarlığında arefe günlerinde mezarlığını ziyarete gelenlere börek ikram edilmesi gibi.
Misafir ağırlama-uğurlama gelenekleri ve görenekleri de Perşembe kültürünün kültürümüzün bir parçasıdır.
Mahalli yemeklerimizin, kültür turizmindeki yerini henüz farkında değiliz. Halbuki,ister yerli,ister yabancı olsun,buralara gelen insanlar,yemeklerimizi çok merak ediyor. Bunun en çarpıcı örneğini,Vonalı Celal namı ile tanınan Celal Öztürk’ün lokantasında görmekteyiz.
Aşçıları ile ünlü olan Perşembe,aslında yemekleri ile de yöreyi tanıtmalıdır.
Gerçi Perşembe’de yapılan yöreye has yemekler, Ordu genelinde de bilinmekte ve yapılmaktadır ama,unutulmamalıdır ki,Perşembe,sahilde olduğu için öncelikli olarak bir Turizm yöresidir ve bundan azami derecede istifade edebilir. Bu yemeklerimizden bazılarını şöyle sıralayabiliriz:
Turşu kavurması,mıhlama,pancar çorbası ve çeşitleri,melucan (diken ucu) kavurması,ısırgan yağlaşı,galdirik kavurması,sakarca mıhlaması,baldıran çorbası,hoşkuran yemeği,pezik mıhlaması yemeği,lahana sarması,mısır yağlaşı,mısır öğmeci,kabak yemeği,kabak tatlısı,içli tava,hamsili ekmek,hamsi tavası,hamsi buğulama,hamsi köftesi ve balık çorbası.(Daha geniş bilgi için bkz. Tarihten Günümüze Perşembe,Sıtkı Çebi).
Bunca çeşitli ve tarihsel kültürüm değerlerini,tanıtmak için kararlı çalışmalara ihtiyaç olduğu zaten ortadadır.

KONAKLAMA VE YEME- İÇME TESİSLERİ
Konaklama ,eğlence ve yeme-içme tesislerinin turizm için önemini bilmeyen yoktur.
Perşembe,bu manada yeterli olmasa bile,ihtiyaca bir ölçüde cevap verebilecek turistik mekan ve tesislere sahiptir.
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü,bir hizmet olarak İlçe Kaymakamı sayın Uğur Turan ve sayın Belediye Başkanı Selami Çakçı ile ortaklaşa çalışarak bir Turizm Danışma Bürosu’nu ilçe turizmi adına ,bu alanda bir adım attı.
Medreseönü’nden itibaren kıyı boyunca bir çok yeme içme tesisi vardır. Bunların en ünlüsü,Hoynat mevkiinde,denizin hemen üstünde bulunan ve artık herkesçe bilinen Vonalı Celal’in Yeri’dir. İşinin ehli personelle çok leziz yemeklerin sunulduğu bu mekana,bir çok yerli ve yabancı turist uğramaktadır. Mekan,gayet temiz ve nezihtir. Medreseönü’ndeki Gebeşoğlu tesisleri zaten şehirlerarası otobüs lokantasıdır.
Çaytepe köyündeki Sarayburnu lokantası da kaliteli ve hijyenik bir yeme içme yeridir. Müşterileri, oradan memnun ayrılmaktadır.
İlçe merkezinde iki adet otel bulunmaktadır:
Bunların biri Dedeevi’dir. İki yıldızlıdır. Kültür ve Turizm Bakanlığı İşletme belgeli bir tesistir. Personeli güler yüzlü ve niteliklidir. (Tel: 0452-517 38 02).
Diğeri Anafor Otelidir. Kacalı Mahallesinde deniz Kenarında Bulunmaktadır.
(Tel:0 452 517 42 21 - 27 - 28)
Bunun yanında Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi Uygulama Oteli (Tel: 0452 517 10 63) de bulunmaktadır.
Perşembe ilçemizde turizm giderek canlanmaktadır. Bu bakımdan yeterli sayıda eğlence,yeme-içme ve konaklama tesisine ihtiyaç olduğunu belirtmeliyiz.
PERŞEMBE İLÇE EĞİTİM VE KÜLTÜR

EĞİTİM KÜLTÜR


CUMHURİYET ÖNCESİ OKULLARIMIZ
SIBYAN MEKTEPLERİ: Osmanlı Devleti’nde ilkokula verilen addır.5-7 yaşındaki çocuklar bu mekteplerde dini bilgiler öğrenir, hatim yaparlardı.Hatim yapanlar bu okulu bitirmiş olurlardı.
Bu okulda okuyan talebeler maddi güçlerine göre okula katkı payı olarak para, öderlerdi.Okulun yakacak ihtiyacını karşılarlardı.Öğrencilerden alınan katkı payı paralardan öğretmenlerin maaşları verilirdi.
Perşembe’de Sıbyan Mektepleri’nin nerelerde açıldığına ait bilgi yoktur.
Sıbyan Mektepleri 1868’den sonra İBTİDAİ MEKTEBİ adına aldı.1871 yılında çıkarılan bir tamimle bu mekteplerin her yerde açılması kararı alındı. Bu okulun masrafları için de fitre, zekat, kurban derisi, salma ve aşar vergisine yapılan zamlardan karşılanması sağlandı.
İLK MEKTEB: Sıbyan Mekteplerinin bir üst derecesi olan okullardır. Cumhuriyetin ilanından sonra bu okulların adları ilk Mektep olmuştur.
RÜŞTİYE: İlk Mekteplerin ikinci bölümüne Rüştiye denilirdi. Rüştiyelerin son senelerine dersler ilave edilerek MEKTEB-İ RÜŞTİYE adlı yeni bir mektep türü kuruldu.
Rüştiyeler iki kısımdı. 1. kısım İPTİDAİ MEKTEB, 2. kısım RÜŞTİYE idi.1889 tarihli Trabzon Salnamesinde Perşembe Rüştiyesi’nde Muallim Osman Nuri Efendi ve 25 öğrenci yazmaktadır.
1903 yılında Perşembe bucağında muallim İsmail efendi, Hüsn-i hat muallimi Şerif Efendi yazılıdır.
İDADİ MEKTEBİ: İdadi hazırlık demektir. İdadi Mektebi Sultani Mektebinin altında, Rüştiye’nin üzerinde bir okuldu.
MİLLET MEKTEPLERİ: 03 Kasım 1928 tarihli gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren kanunla yeni Türk harfleri ile eğitim-öğretimi yaymak için MİLLET MEKTEPLERİ açılmıştır.
Millet mektepleri iki kısım idi. Birinci kısım 1-3 sınıfları kapsıyordu. İkinci kısım ise 4-5 sınıflar idi Üç sınıflı okulları bitirip diploma almaya hak kazananlardan isteyenler en yakınlarında bulunan beş sınıflı okulların dördüncü sınıfına devam ederlerdi. Bu sınıflara devam edemeyenler üç yıllık ile yetinilerdi.
Türkiyede yeni yazı bilen öğretmenlerin sayıları az olduğu için Devlet orta okul-Rüştiye’den mezun olanlarla askerlikte okuma yazma öğrenenlerden isteyenleri altı aylık kurslara alarak yetiştirmiş, bu kurslarda başarılı olanları EĞİTMEN (Muallim Muavinliği veya Muallim Yardımcılığı) olarak okullara atamıştır.
Her köyde bir okul açılmaya başlandı. Yeterli bina olmadığı için köy odaları, samanlık, ev, depo gibi yerlerde okullar açıldı. Eğitmenler bu okulların 1-3 sınıflarında görevlendirildiler.
Perşembe de Eğitmen olarak görev alanlar:Saray Köyünün ilk öğretmeni Mehmet Kazım AYDIN, Mersin Köyünden Helim ENGİN, Ramazan Köyünden Yusuf NAMDAR, Yumrutaş Köyünden Mustafa BAYRAM, Kurtuluş Köyünden Bahri BAŞ, Anaç Köyünden Sabri Sönmez, Bolatlı Köyünden Ahmet YILMAZ, Çerli köyünden Ömer SÖNMEZ, Ekinciler Köyünden Cemal GÜNDOĞDU, Çaytepe Köyünden Ömer AĞCA, Doğan Köyünden Hasan ŞENSOY, Uzun Musa Köyünden Cafer BAŞ ve Kozağzı Mahallesinden Salim DALAK görev aldılar.

PERŞEMBE YATI MEKTEBİ VE SONRASI
Perşembe’de ilk mektep 1926 yılında Kacalı Mahallesinde bir binada açıldı.Bu okulun
İlk öğretmeni Kasapoğlu Osman Efendi idi.
Bu okul altı ay sonra Düz Mahalledeki Osman YORULMAZ lara ait depo da iki yıl eğitim öğretim yaptı.Kısa bir süre Ahmet İLHAN lara ait bina da devam etti.
1928 yılında şimdiki Anadolu Otelcilik Turizm ve Meslek Lisesi’nin idare binası olarak kullandığı bina Yatı Mektebi olarak hizmete açıldı.
Bina yetersiz olduğu için okulun yatılı öğrencileri Düz Mahallede Hasan Basri VAROLSUN’a ait iki katlı binada yatıyorlardı.Bu bina daha sonra altı Ziraat Bankası,Üst katı P.T.T binası için kullanıldı.
Yatı Mektebinde Gümüşhane ,Artvin,Rize.Trabzon,Giresun,Ordu,Samsun illerinden öğrenciler bulunuyordu.Daha sonra okulun yanına yemekhane ve yatakhane olarak kullanılan bina yapıldı.Okulun yatılı kısmı 1935 yılında kaldırıldı.
1-5 sınıfları kapsayan okulun masrafları 1930 yılına kadar öğrenciler tarafından karşılaşırken bu tarihten sonra devlet tarafından karşılandı.
Bu okulda 1949-1954 yıları arasında orta okul bölümü de açıldı.Okul 1956 yılından sonra İlköğretmen Okulu olarak üç yıllık lise şeklinde hizmete açıldı.Bu okulda yatılı ve gündüzlü öğrenciler okuyordu.
1966-1967 Eğitim Öğretim yılında okula gündüzlü giren öğrencilerden alınan bin lira ile iki katlı bir bina ve şimdiki yemekhane yapılmıştır.1966-1967 öğretim yılında gündüzlü girenlerden alınan binbeşyüz lira ile ile de şimdiki yatakhane ile bir adet kamyonet alınmıştır.
Öğretmen Okulunun Perşembe’ye açılması ile birlikte Perşembe ekonomisi gelişmiş,her evden bir öğretmen yetişmiştir.
Öğretmen Okulu 1974 yılında sonra Öğretmen Lisesi haline dönüştü.1977-1979 yıları arasında iki yıllık Eğitim Enstitüsü olarak eğitim öğretime açıldı.1979 dan sonra Enstitü de kaldırıldı.12 Eylül 1980 İhtilalinde bir süre Ceza ve Tutuk Evi olarak kullanıldı. Daha sonra Anadolu Otelcilik Turizm ve Meslek Lisesi açıldı.Halen bu okul yatılı pansiyonlu olarak Eğitim ve Öğretime devam etmektedir.

İLÇEMİZDEKİ OKULLAR
Perşembe İlçesinde bir Anadolu lisesi, iki Meslek Lisesi (Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi,Perşembe Kız Teknik ve Meslek Lisesi), onbir 1-8 sınıflı İlköğretim Okulu (Atatürk, Cumhuriyet, Gazi, Beyli, Çaka Çaytepe, Kovanlı, Medreseönü, Kuyluca, Kırlı, Ortatepe, Saray İlköğretim Okulu), 1-3 sınıflı Birleştirilmiş İlköğretim Okulu (Alınca, Kazancılı, Mersin, Yumrutaş İlköğretim Okulu), bir Ana Okulu (75. Yıl Ana Okulu), Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü, ve Öğretmenevi Lokali bulunmaktadır.
Ayrıca İlçemizde 1 Dershane(Method Dersanesi) ve Yüksek Öğrenim Erkek Öğrenci Yurdu bulunmaktadır.

OKUMA –YAZMA

İlçemizde okuma yazma oranı oldukça yüksektir. Kaymakamlık Makamı ile Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde Perşembe Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğünce İlçe merkezi ile köylerde toplam 20 yerleşim bölgesinde 1.kademe okuma kursu açılarak okuma yazma seferberliği başlatılmıştır. Okuma yazma kurslarında 79 Bayan 9 Erkek toplam 88 kişiye okuma yazma öğretilmiştir. Hedef hiçbir okuma yazma bilmeyen vatandaşımız kalmayana kadar bu kursları sürdürmektir. Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreter Yardımcısı Emekli Tüm General Emin ERSAN Paşa İlçemiz okullarına 15 adet Atatürk Büstü göndermiştir. Atatürk Büstleri olmayan okullarımızda kampanya başlatılarak her okulumuza Atatürk büstü kazandırılmıştır.


Öğretmenler Lokali
Öğretmenler Lokalı şehir merkezinde deniz kıyısında Belediye parkının bitişiğihide bulunmaktadır.Oyun salonu, dinlenme salonu ve açık hava çay bahçesinden oluşur.

Halk Kütüphanesi
10 Nisan 1986 tarihinde mahalli imkanlarla 4000e yakın kitap ile okuyucuların hizmetine açılmıştır. 1990 Yıl sonunda Kültür Bakanlığına bağlanmış olup,2004 yılsonu istatistiklerine göre, Kütüphanede 710 genel (Ansiklopedi, yıllık, rehber vb.), 184 felsefe ve Psikoloji, 553 Din, 1745 Sosyal bilimler, 247 Dilbilim, 155 Doğa Bilimleri ve Matematik, 296 Uygulamalı Bilimler ve Teknoloji, 569 Güzel Sanatlar, 3794 Edebiyat ve 1982 Tarih ve Coğrafya olmak üzere 10235 kitap mevcut olup, 1 süreli yayın (Dergi, bülten vb.) ve bir yöresel (haftalık) gazete izlenmektedir.Küttüphanenin 2004 yılsonu istatistiklerine göre kullanıcı sayısı 16743 kişidir.
Bu hizmetler kütüphane müdürü ve geçici görevli bir memur ile yürütülmeye çalışılmaktadır.
KÜTÜPHANE TLF: 0452 517 02 91
ADRES : Fevzi Çakmak Cad. Hükümet Konağı yanı 52750 Perşembe/ORDU

PERŞEMBE YÜKSEÖĞRENİM ERKEK ÖĞRENCİ YURDU
Perşembe Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği bünyesinde faaliyet gösteren yurdumuzun inşaatına 2000 yılında başlanmıştır. Hayırsever halkımızın destekleriyle 2003 yılında inşaat tamamlanmış olup 2004 yılında resmen faaliyete başladı.
Bina 200 metrekare üzerine edilmiş olup,4 katlı ve 38 öğrenci kapasitelidir. Öğrencilerimizin yeme, içme, barınma ve her türlü ihtiyaçları derneğimiz tarafından bağış olarak karşılanmaktadır.
PERŞEMBE İLÇE SPOR
İLÇEMİZDE SPOR
Atletizm :
1941-42 tarihlerinde Ziya ÖZOVA tarafından Atletizm takımı kurulmuş ve onun antrenörlüğünde çalışmalara başlanmıştır.Atletizm takımı Yumrutaşlı Çoban Salim (Salim KANSU) Süreyya GÜRSOY, Sami TELCİ, Cemil ERGEN gibi sporcular yer almıştır.Salim KANSU Krosta Türkiye şampiyonu olmuş ve grup müsabakalarında da Ordu ilinde birçok şampiyonluklar kazanmıştır.1944 yılında İbrahim SARMAN çekiçte Türkiye rekorunu kırmış, aynı tarihte Hayri Hamsici’de Güllede grup şampiyonu olmuştur.
Osman ÖZDEMİR :

1953 Yılında Perşembe ilçesi Yumrutaş köyünde doğdu. İlköğretimini köyünde, Orta ve öğretmen okulunu Perşembe ilçesinde okudu. Daha sonraki yıllarda Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünde Beden Eğitimi bölümünü bitirdi.15 yıllık Öğretmenlikten sonra1987 yılında Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak göreve başladı.Halen bu görevini sürdürmektedir.
SPOR BİYOGRAFİSİ
Rüzgar Osman Lakaplı Osman Özdemir lisanslı sporculuk yılı 1966-1967 yıllarında Orduspor da başladı. İlk kez milli formayı 1971 yılında Bulgaristanın Şumnu şehrinde gençler şampiyonasında giydi ve 1500metre engelinde ikinci oldu. 1972 yılında Bulgaristanın Başkenti Sofya da yapılan Balkan Gençler Şampiyonasında 2000 m. Engelinde Balkan Şampiyonu oldu. Aynı yıl Türkiye de 2000 m. Engelinde Türkiye rekoru kırdı. Daha sonraki yıllarda büyük erkeklerde 3000 m. Engeli koştu. 1973 yılında 20 yaşında iken, ilk kez Samsun ilinde yapılan 19 Mayıs Maratonunu Osman Özdemir kazandı.Bir daha maraton koşmadı.
Koştuğu branşlar ; 400 m.-800 m-1500m.-3000 m. Engelli 5000 m.-10.000 m. Pist yarışları, ayrıca 12.000 m. Kros yarışmaları koştu. 1984 yılında İstanbul ilinde yapılan 12.000 m. Türkiye kros şampiyonasında birinci oldu. Aynı yıl Ankara da yapılan 10000 kişinin koştuğu halk koşusunda Türkiye şampiyonu oldu.
Karadeniz bölgesinde yapılan pist ve kros müsabakaların tamamında birinci oldu. Yirmi beş yıl hiç yarış kaybetmeyerek bir rekorunda sahibi oldu.

Sezer AĞCA
Perşembe ilçesi Çaytepe Köyünde 1954 yılında doğdu. İlkokulu Çaka ilköğretim okulunda bitirdi. Ortaokul ve öğretmen okulunu Perşembe de bitirdi. 1976-1977 yılında Ordu ili Ulubey ilçesi Belenyurt Sallar İlkokulunda öğretmenliğe başladı.

SPOR BİYOGRAFİSİ
1967-1968 yılında lisanslı olarak Atletizme başladı. Pist müsabakalarında 100 metre ,200 metre, 400 metre, 1500 metre, 3000 metre, 1500 metre steple koştu.Öğretmen okulunda 4x400 metrede Ankara da yıldızlar Türkiye rekorunu kırdı. Yıldızlarda Bulgaristanın Şumnu kentinde 400 metrede birinci oldu. Yine yıldızlar bölgesel yarışmalarda Ağrı ilinde disk atmada Türkiye üçüncüsü oldu. Konya ve Antalya illerinde yine yıldızlar branşında cirit atmada Türkiye ikincisi oldu.
Krosta Ankara, Ağrı, Eskişehir, Sivas, Antalya, Mersin, İzmir, Erzincan, Bursa, İstanbul, Samsun, Trabzon, Zonguldak illerinde yapılan kros müsabakalarında takım halinde ve ferdi olarak birçok birinciliklerim var.


Hasan ÇANAK
Perşembe ilçesi Çerli Köyünde 1955 yılında doğdu. İlkokulu aynı köyde bitirdi. Ortaokul ve Öğretmen okulunu Perşembe’de bitirdi. 75-76 yılında Ordu ili Aybastı ilçesinde göreve başladı. .

SPOR BİYOGRAFİSİ
1967-1968 yılında lisanslı olarak Atletizme başladı. Pist müsabakalarında 800-1500 metrede koştu.800 ve 1500 m de Ankara da yapılan Türkiye yıldızlar rekorunu kırdı. Aynı yarışta Sezer Ağca ,Sermet Timurlenk , Halil Can ve Hasan ÇANAK 4x400 bayrak yarışında yıldızlar Türkiye rekorunu kırdılar. Eskişehir de yapılan Türkiye okullar arası 2000 metrede kros birincisi oldu. Erzurum da yapılan kros müsabakalarında 2000 metrede yıldızlar Türkiye şampiyonu oldu.
Türkiye genelinde ortaokullar ve yıldızlarda yapılan tüm müsabakalarda birinci oldu.Ayrıca Bulgaristanın Sumnu kasabasında yapılan 800 metrede Türkiye’yi temsil etti.
FUTBOL:
Perşembe Spor Kulübü
Perşembe spor kulübü 1949 yılında kurulmuştur. Kuruluş tarihinden itibaren, futbol, basketbol, voleybol branşlarında faaliyet gösteren kulübümüz voleybol ve basketbol dallarında önceki yıllarda çok sayıda il birincilikleri alarak Ordu’yu temsilen gruplara katılmıştır. Futbol takımımız iki defa 2. amatör kümeye düşmüştür. İki defa 2. amatör kümede şampiyon olup tekrar 1. amatör kümede mücadele etmektedir. Son beş yıldan beri her sene Ordu 1. amatör kümede 3. lige terfi maçlarına katılamaya hak kazanmıştır. Ancak maddi imkansızlıklardan dolayı başarı elde edilememiştir. Kulübümüz 2004 – 2005 sezonunda dört dalda mücadele etmektedir.
KULÜBÜN AMACI:
Yöre gençlerine atletizm, güreş, futbol, voleybol, basketbol, hentbol, atıcılık, bisiklet, su sporları ile meşgul olmaları için onlara ruhen, bedenen ve kültürel hizmette bulunma olanağı sağlamaktır

İSTANBULBOĞAZI SPOR KULÜBÜ

1986 Yılında kurulan kulübümüz, kuruluşundan bu yana futbol branşında Ordu 2. Amatör kümede kesintisiz faaliyat göstermiş 2000 - 2001 sezonunda da 1. Kümeye yükselmiştir.
2001-2002,2002-2003 ve 2003-2004 sezonlarında da I kümede faaliyet göstererek ekonomik nedenlerden dolayı 2003-2004 sezonunda 2. Amatör kümeye düşmüştür.
Kulübümüz 2004-2005 sezonunda müsabakalara iştirak etmekte olup,tekrar bir üst kümeye terfi etmek için mücadele vermektedir.Yine 2004-2005 sezonunda (A) Gençler katagorisinde faaliyet göstererek altyapı oluşturmasında önemli bir adım atmıştır.İlçemiz gençlerinin daha iyi şartlarda hizmet verebilmesi için İlçemiz stadının en kısa süre içerisinde bakıma alınarak onarılması zarureti vardır.
İlçemizdeki kapalı spor salonu hizmete açıldığında ; Basketbol ve Voleybol branşlarında de faaliyet gösterilmesi kulübümüzce planlanmaktadır.

İLÇEMİZDE BOKS:

ANTRENÖR: İbrahim GÜNDOĞDU(Milli Takım Antrenörü)